Ka Atölye

Serbest Cuma #18 | Aykan Alemdaroğlu
İmgeden Ne Bekliyorum?

27 Ocak 2017 Cuma 19:30

İmgelerle çevriliyiz, imgeleri çoğaltıyoruz, üretiyoruz. İmgeye doyamıyoruz.

Ama imge bana ne yapıyor? Ne istiyorum imgeden, ne isteyebilirim? İmgeyle ilişkim ne düzeyde? Anlamak istiyorum imgeyi, böylece kendimi anlamak, insanı anlamak istiyorum. İmgeyi çalışmak kendi doğamı, algımı, görmemi, duygulanımlarımı çalışmak mı demek? Bir imge bende hem tiksinti hem korku hem de bakma isteği uyandırabiliyor, bir başkası neşe ya da ürperti getiriyor, neden? Anlamak istiyorum. Nasıl oluyor da aynı imge çatışan duymalara çıkabiliyor? İmgenin kuruluş yasaları var mı? İmge kuranlar anlam üretiyorlar mı? Ne öğrenebilirim imgeden, kendime ilişkin, dünyaya ilişkin? Düzenlenmiş, kodlanmış bir metin mi imge? Kim, nasıl kodluyor imgeyi? İmge bana ne yapıyor, ne istiyorum imgeden?

   

Aykan Alemdaroğlu
Aykan Alemdaroğlu Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunudur. İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Augustinus’ta Zaman, Bellek, Bilinç İlişkisi” başlıklı teziyle yüksek lisansını, Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde doktora yeterliliğini tamamlamasının ardından, University of Western Ontario, Kanada’da “Spinoza ve Deleuze’de Sanat-Beden Üzerinden Deneyim ve Duyum” başlıklı doktora tezi çalışmasını sürdürmüş, üç yılın ardından Ankara'ya dönüşüyle, 2008 yılından bu yana, halen bulunduğu Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Sanat Tarihi, Sanat Felsefesi, Sanat Yapıtının Analizi derslerini vermeye başlamıştır. ‘İçe Kıvrımlı’ adlı kitabı 2010 yılında Dost Kitabevi Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Serbest Cuma #19 | Kontrast Dergi Yayın Ekibi
24 Mart 2017, Cuma 19:30
Bu ay Ka Atölye’de Serbest Cuma’nın konuğu Kontrast Dergi Yayın Ekibi. Kontrast Dergi 2003 yılından beri,  Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD)’ın süreli dergisi olarak yayımlanıyor. Dergi 1982-1993 yılları arasında, oldukça geniş kitlelere ulaşan Fotograf adlı derginin de bir devamı olarak yayın hayatına başladı. 51. sayıdan itibaren daha görsel, içerik olarak daha zengin ve günceli yakından izleyen bir dergi için çalışmalara başlayan yeni yayın kurulu ayrıca daha farklı tasarım ve içerikte bir Kontrast ile okur karşısına çıkmaya başladı. Bizler de yeni yayın ekibi ile tanışmak ve yaptıklarına içeriden bir bakış ile tanık olmak amacıyla Serbest Cuma’da bir araya geliyoruz. Etkinlik ücretsiz ve herkese açık.

 

 

Serbest Cuma #20 | Helün Fırat ile CerModern Üzerine
14 Nisan 2017, Cuma 19:30

Bu ay Ka Atölye’de Serbest Cuma’nın konuğu CerModern Sanatlar Merkezi kurucularından Helün Fırat.

Münevver Helün Fırat (1975), Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladı. Yüksek lisansını Marmara Üniversitesi’nde Pazarlama üzerine gerçekleştirdikten sonra, bankacılık ve ilaç sektöründe kısa bir süre çalıştı. Uluslararası Avrupa Eğitim Merkezi’nde eğitimine devam eden Fırat, kariyerine Avrupa Birliği ve Kültür Projeleri uzmanı olarak devam etti. 2015 yılına kadar festival başkanı olarak SineMardin Mardin Uluslararası Film Festivali’nde yer aldı. Kuruluşundan bu yana CerModern Sanatlar Merkezi’nde İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Serbest Cuma'da Helün Fırat ile Ankara'nın sanat ortamı, sanat kurumlarının işleyişi, CerModern'in bugüne dek yaptıkları ve gelecekte hedefledikleri ve daha pek çok konu üstüne sohbet etmek için Serbest Cuma’da bir araya geliyoruz. Etkinlik ücretsiz ve herkese açık.

 

 

Serbest Cuma #15 | Zeynep Direk
Paul Ricoeur'de Adalet Kavramı
18 Kasım 2016 Cuma 19:30

Zeynep Direk 1966 İstanbul doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi.Doktorasını Memphis Üniversitesi'nden aldı (1998). Yurt içinde ve dışında yaptığı editörlük çalışmalarının (Dünyanın Teni, Sonsuza Tanıklık, Irk Kavramını Kim İcat Etti vd.) yanı sıra, Defter, Felsefelogos, Cogito dergilerinde yayımladığı Derrida, Levinas, Heiddegger, Merleau Ponty ve Sartre üzerine makaleleriyle tanındı. Halen Koç Üniversitesi'nde felsefe profesörü olarak çalışan Zeynep Direk'in Başkalık Deneyimi (2005, YKY) yapıtının yanı sıra, 2017 başında Metis yayınevinden çıkacak olan Derrida ve Siyaset felsefesi, Felsefe ve Feminizm yapıtları vardır.  

Serbest Cuma #16 | Aykut Çelebi
Kentsel Minyatürler: Fotoğraf ve Filmden Sonra
Edebi İmgenin Dönüşümü
09 Aralık 2016 Cuma 19:30

Görsel imgenin doruk noktasını temsil eden Fin de Siécle (Yüzyıl Sonu)'ın hemen ertesinde, edebi imge  uzun süren bir duraklama sürecine girdi. Geleneksel tasviri anlatım yeni medya karşısında, hızı ve kenti temsil eden imgenin cılız bir parodisine dönüştü. Kentsel minyatürler denilen yazının yeni anlatım arayışı bu süreçte ortaya çıktı. Tıpkı görsel imgenin modern tekniklerden yararlanmasında olduğu gibi, edebi imgeler de psikanalizden ve kentsel ritmin taşıyıcısı mimarlık, fotoğraf ve sinemadan derin bir biçimde etkilendi. Gazetelerin gündelik Feulletion (sanat-kültür eki) kısımları edebi imgenin yeni taşıyıcısı olarak söz konusu etkileşimleri sorunsallaştırdı. Benjamin, Kracauer, Adorno, Bloch, T.S. Elliot vb. eleştiri yazarları, denemeci-sanatçılar, Feulletion yazılarıyla yeni bir edebi imgenin gerekliliğine dair tartışmayı başlattılar. Deneme, bilinç akışı tekniği, dışavurumcu edebiyat, sanat ve edebi eleştirinin hararetli bir biçimde ele alınmasına neden oldu. Feulletion, denemeci doğası ve sorgulayıcı niteliğiyle, gündelik hayat (her gün yayınlanması nedeniyle) ile modern kent hayatının kesişim kümesini oluşturdu. Feuilletion’un nisbeten yüksek sanata dair aurası, radyo ile yeni bir yön kazandı. Radyoda temsil(Arkası Yarın), edebiyat ve kültür saatleri (Brecht), çocuk programları (Benjamin)  edebi imgeye yeni, kentli ve işçi sınıfını, çocuk edebiyatını, kadınları kapsayan  bir soluk getirdi. Tarihsel Avantgard sanatı, yeni ortamlarda zenginleşmiş, çoğullaşmış bir edebi imgeyle böyle bir ortamda buluşmuştur. Denemecilik, Feulletion yazarlığı, dışavurumcu hikayecilik, yeni-nesnelci roman ve hikaye, kabare metin yazarlığı, kaligrafi şiir ve radyo metinleri modern edebi imgenin kentsel minyatürleridir.


Aykut Çelebi
1962, Balıkesir doğumlu. ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi. Ankara Üniversitesi İletişim yüksek lisansını ve aynı üniversitede siyaset bilimi doktorasını aldı. Halen AÜ SBF'de öğretim üyesidir. Sosyal ve siyasal felsefe, Weimar Dönemi Alman düşüncesi ve Avrupa Birliği'nin siyasal yapısı başlıca ilgi alanlarıdır. Metis Yayınları tarafından Avrupa: Halkların Siyasal Birliği (2002), Şiddetin Eleştirisi Üzerine (2010), Demokratik Anayasa (2012) adlı kitapları yayınlanmıştır.

Serbest Cuma #2 | Ankara’nın Gayriresmi Gazetesi Solfasol!
13 Haziran 2014 Cuma 19.30

Kendi deyimiyle yeni bir Ankara baharı için bir araya geldi Solfasol. Solfasol ismi ise hem Ankara’ya ait, hem de inadına sol oldukları için. İddiaları “Ankara’nın gayriresmi gazetesi” olmaktı. Taşra muhafazakarlığının korkak ve baskıcı dünyasına sıkışmayı reddederek, Ankara’nın sahip olduğu birikimi derleyip, çoğaltıp şehre yansıtacak bir ayna olmak istiyordu. Ankara’ya, Ankara’nın sorunlarına ve olanaklarına bu birikimin gözleri ile bakarak. Bu heyecanla, şehre dair sözlerini, isteklerini, eleştirel ama adil bir yaklaşımla Ankara’nın sokaklarına, meydanlarına, üniversitelerine, kahvelerine, parklarına, kitapçılarına yaymak, en uzak köşesine kadar ulaştırmak ve çoğalmak istiyorlardı; sonra sesleri ve güçleri nereye kadar yeter ise oraya kadar gitmek istiyorlardı… (Bkz. Solfasol, Mayıs 2011, Sayı: 1)

İlk sayıda yazılan her şey, çok daha fazlasıyla gerçek oldu. Ankara’ya dair kocaman güncel bir arşive dönüştü, hepimizin her ay merakla beklediği aylık bir gazete oldu… Ve geçen bu sürede hem Ankara’da hem de hepimizin hayatlarında pek çok şey değişti. Olan bitene dair merakların biriktiği ve bize ulaştığı önemli bir mecra oldu Solfasol de…

13 Haziran Cuma akşamı işte bu kocaman işleri yapan kocaman Solfasol ekibinden Erhan Muratoğlu, Fahri Aksırt, M. Onur Yılmaz, Onur Mat, Özge Akkoyunlu ve Şilan Kesgin bizlerle olacak. Solfasol’e dair merak ettiğimiz her şeyi sorabileceğimiz bir sohbete ve yeni bir buluşmaya davetlisiniz.

>> http://gazetesolfasol.com/

Serbest Cuma #1 | ZEZİNE :: Esra Can, Haktan Ural
30 Mayıs 2014 19:30

Zezine’den Esra Can ve Haktan Ural Zezine‘i şöyle anlatıyor:

“Zezine Ankaralı, mevsimlik bir e-mecmua, tek kelimeyle anlatacak olursak bir merak dergisidir. Kent, gündelik hayat, sanat, teknoloji, yemek, görsel-işitsel kültür gibi toplumsala ait hemen her şeyi merak eder. Zezine dergiciliği salt yazma ve okuma pratiklerinin içine sıkışmadan, bakarak, görerek, işiterek de üretilen anlatı biçimlerini derleme işi olarak anlar.

Zezine’in her sayısı bir dosya konusu etrafında derlenen makaleler, röportajlar, portfolyolar ve videolardan oluşuyor. Ayrıca, her sayıda dosya konusunun yanı sıra Ankara bölümünde Ankara kent kültürüne dair bir hafızayı arşivlemeyi hedefliyoruz. Burada, Ankaralıların ve/ya Ankara’ya yolu düşenlerin Ankara’ya selam eden, onunla tartışan, onunla hayal kuran ya da ona öfkelenen yazılarına/görsellerine/söyleşilerine yer veriyoruz. Bu bölümün dosya konusundan görece bağımsız, dolayısıyla Ankaralı bir ‘serbest kürsü’ olarak Ankaralılığa ses vermesini umuyoruz.”

Tüm bu cümleler, Serbest Cuma’nın kalbine yerleştiğinden ve gücünü serbestliğinden almasına yakın duran bizim için yeni kapılar açtığından, ilk etkinliğe Zezine ile başlamak kaçınılmazdı. 

Şu an sosyoloji doktoralarına devam eden ve kent, toplumsal cinsiyet duyarlılıklarıyla çalışmalarına hem akademik hem de dijital medya ile devam eden Esra Can ve Haktan Ural ile Ankara üzerine bir sohbete ve yeni bir buluşmaya davetlisiniz.

>> http://zezine.net/

Serbest Cuma #3 | Gençler Aralarında Anlaşmış
19 Eylül 2014 Cuma 19.30

Serbest Cuma'nın 3. konuğu İstanbul'dan GAA ekibi. Uzunca okursak Gençler Aralarında Anlaşmış.

Her ne kadar Serbest Cuma fotoğraf dışında işler üreten insanları davet ettiğini söylese de; bu kez merakımız daha ağır bastı ve fotoğraf üzerinden işler üreten ancak bunu keyifli ve özgün bir paylaşımdan hareketle gerçekleştiren Gençler Aralarında Anlaşmış ekibini atölyeye davet ettik.

Kendi deyimleriyle GAA, kolektif görsel üretimden keyif alan insanların bir araya geldiği bir atölyedir. Yürütücüleri Begüm Akın, Öykü Okuyan ve Şener Soysal olan ve canı isteyen herkes katılabildiği bir atölyedir. GAA, değişken bir gündemi olan ve bu gündem dahilinde üretimler yapan bir atölyedir. GAA, alternatif sergileme ve sunum biçimlerini sorgulayan ve üretimlerine yansıtan bir atölyedir. GAA, maddi imkansızlıklardan ötürü mekansız, daha çok konar göçer, yer yer gerilladır; ev sahipliği yapan kollektif mekanlar, üniversiteler, evler, parklarda ikamet eden bir atölyedir. GAA, katılımcıları arasındaki iletişime, insani bağlara, arkadaşlıklara önem veren bir atölyedir. GAA, geyikli bir atölyedir. GAA, biraz aşklı, biraz aşk acılı, azıcık terapili, bir tutam da dedikodulu bir atölyedir. GAA, uzunca "gençler aralarında anlaşmış" demektir, kısaca bir atölyedir.

facebook sayfası için tıklayın. // facebook grubu için tıklayın.
iletişim: gencleraralarindaanlasmis@gmail.com

Sakin görünüp derinde kaynayan, kafasına eseni güzel ifade eden, gülümseten GAA insanlarıyla sohbete, tanışmaya, buluşmaya davetlisiniz. Üstelik ertesi gün (20 Eylül'de) gerçekleşecek etkinlikten önce iyi bir ipucu olabilir.

>> http://www.gencleraralarindaanlasmis.com/

Serbest Cuma #4 | Mahmut Temizyürek
17 Ekim 2014 Cuma 19.30

Serbest Cuma'nın Ekim ayı konuğu şair Mahmut Temizyürek. Şiiri, kitaplarını, etkilendiklerini, üretim sürecini ve hayatı yaşama biçimine dair merak ettiklerimizi konuşacağımız, bir hayli ilham alacağımızı bildiğimiz bir akşama davetlisiniz.

Ne demiş şair;

"nere gitsem içimden 
gidelim kalk buradan! "

        

Mahmut Temizyürek
1955'te Sivas, Şarkışla, Kümbet Köyünde doğdu. İlkokulu doğduğu köyde okudu. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümünü bitirdi. Görsel, Gelişim Larousse, Temel Britannica, Tema Larousse gibi ansiklopedilerde yazarlık ve yayın kurulu üyeliği; Tempo, Video-Film, Tıp Dünyası, Güneş, SiyahBeyaz gibi çeşitli dergi ve gazetelerde editörlük ve yazarlık yaptı. 1997-98 eğitim döneminde, Anadolu Üniversitesinde "İletişim ve Yabancılaşma" ve "Eleştiri Kuramları" dersleri verdi. 1996-2006 arasında Başkent Üniversitesinde Basın Danışmanlığı görevini üstlendi. 2007'de Bilkent Üniversitesinde başladığı "Türkçe ve Eleştirel Okuma" dersi hocalığına devam etmektedir. İlk şiiri ("Filistin"), 1981'de Yarın dergisinde yayımlandı. Edebiyat Dostları dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Temizyürek'in İz ve Rüya kitabındaki şiirlerinin çoğunluğu 1981-90 yılları arasında Mehmet Fikri Ünal imzasıyla yayımladığı şiirlerdir (Öteki Yayınevi, 1995; ikinci basım 1997). Kırlangıcım Paranoya (Yön Yayınları, 2000), Yeryüzünü Gezen Atlı (Yasakmeyve Yayınları, 2004; ikinci basım 2006) adlı iki şiir kitabı daha ve Göçebe Buluşması (Ekin Yayınları, 1996; ikinci basım Simge Yayınevi, 2004) adlı bir deneme kitabı vardır. Diğer kitapları ise 2007 yılında Kanat Kitap'tan çıkan Boşluktan Doğan, 2011'de Kırmızı Kedi Yayınları'ndan çıkan Yalangezen ve 2012'de Everest Yayınları'ndan çıkan Babil Cazcıları.

 

Serbest Cuma #5 | Yağmur Dolkun
28 Kasım 2014 Cuma 19.30

Aslında uzun süredir üzerine çalıştığım bir projem var, "Ah bende biraz para olsa neler üreteceğim, şimdi fikir tamam da nasıl başlanacağını bilmiyorum," gibi soruların sahibi biri olarak, bir de endüstrinin en cafcaflı, zengin; ama bir o kadar da kalın mesai saatlerine sahip tarafında çalışıyor olup, sonunda kendi fikri için adımlar atabilmiş biri olarak istanbul'dan katılıyorum Ka'ya... Aslen Ankaralıyım ve İstanbul'da Ankaralı olmak diye yeni bir deyim var şimdiden söyleyeyim...

Yapımcılık, sinema destek fonları, az biraz pitching, bütçeleme, ortak yapım marketlerini anlatacağım kendi deneyimlerin çerçevesinde.

Daha sonra ise sinemadan biraz uzaklaşıp reklam denen dünyanın aslında o kadar da basit işler üretilen bir mecra olmadığını, hem bu alandaki prestijli profesyonellerden bahsederek hem de sevdiğim birkaç işi sizlerle paylaşarak akşamı bitireceğim... Yani öyle umuyorum...

Görüşelim hadi!

    

Yağmur Dolkun
Ankara Üniversitesi’nden 2010 yılında mezun oldu. Bir süre Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nde fotoğraf eğitimi aldı ve yönetim kurulu üyeliği yaptı. Fotoğrafları ulusal ve uluslararası sergilerde yer aldı. Kültür Bakanlığı Sinema destek fonu ile çekilen Sarı Keçili Yörükler isimli belgeselde yapımcı asistanı olarak çalıştı. Görsel-İşitsel Arşivcilik ve Film Restorasyonu isimli lisans bitirme tezinden sonra sinemaya yöneldi ve İstanbul’a taşındı. Yurtiçi ve yurtdışında birçok projede başarılı yapımlara imza atmış, geniş bir yapım hizmeti veren DEPOfilm’de yapımcı olarak çalışmaya başladı. Burada gerçekleştirdiği reklam ve belgesel yapımlarının yanı sıra 2014 Köprüde Buluşmalar Ortak Yapım Marketi’ne ve Romanya’da düzenlenen Film Teep proje geliştirme programına seçilen uzun metraj film projesi üzerine çalışmaktadır. Aynı proje ile 2014 yılında Polonya T-Mobile New Horizons Film Festivali’ne davet edilmiştir. Çekimleri Şubat 2014’de tamamlanan kısa metraj projesi ile Türkiye’de Altın Koza Film Festivali ve Antalya Altın Portakal Film Festivali yarışma programına seçilmiş olmanın yanı sıra Polonya, Almanya, İtalya, İrlanda, İzlanda, Yunanistan gibi dünya ülkelerinin film festivallerinde çok sayıda ödül ve gösterim kazanmıştır.
    
>> http://yagmurdolkun.com/ 

Serbest Cuma #6 | b.acıl
12 Aralık 2014 Cuma 19.30

Kim geliyoor, kim geliyoor!
Kimlikleriyle manikleriyle örnek bir nonoş!
b.acıl

Angaralılar!
Sohbeti kelamı, sanatı sepeti,
enteli kunteli bol, güven insanları!
İstanbul’da Angaralı olanlardan biri daha karşınızda.
Hem sizden biri, hem de bir tık daha edepsiziniz!
Hem taşfırın sıcaklığında, hem içiniz kendinizden geçiniz!

Çeyrek zamanlı memur-mimar, ibne aktivist, oyuncu dansör, demiryolcu, Fatsalı Tarkan sizinle dönemeçlerden, enerjilerden,  samimiyetten, politikadan, enerjilerden, arzulardan, şarkılardan, enerjilerden, iyi olmaktan, enerjilerden ve oyunlardan söyleşecek.

Ya da balıklama dalıp tüm akşamı fasıla çevirecek!
Gezegenler, gezi’ler...
Güzel enerjilerle gelin leyn! :)

   

b.acıl
2000-2009 yılları arasını ODTÜ’de mimarlık bölümünde ve bitişiğindeki ODTÜ Oyuncuları'nın kullandığı mimarlık amfisinde geçirdi. Halihazırda Ankara’dan Yeraltı grubu ile ve İstanbul’da Oyunbaz grubu ile çalışmakta. Keyfe keder İTÜ’de Sanat Tarihi yükseğinde tez döneminde olup halen Sosyoloji bölümü okuyor uzaktan Anadolu Üniversitesi’nde. Lambdaistanbul LGBTİ Dayanışma Derneği gönüllüsü olan Baki Bey, Haydarpaşa Garı’nda TCDD bünyesinde memur mimar olup, kalan vakitlerinde sanat sepet politika yapıyor ve bol bol eğleniyor.

Serbest Cuma #7 | Bahadır Aksan
9 Ocak 2015 Cuma 19.30

Her ne kadar havadan sudan konuşalım desek de, ben yine konuyu döndürüp dolaştırıp kitaba getireceğim sanırım. Hani, doktorun gözünden değil de, ağaçtan düşenin gözünden bir fotoğraf kitabı nasıl oluşur, ne zaman karar verilir buna, hangi aşamaları var, hangileri yorar? Onlara bakarken hayata dair sıkıntılar, dertler, güzel yanlar. Benim gündemimde ne var bu ara, hangi kitapları okumaya çalışıyorum, son seyrettiğim filmler, gittiğim son sergi, bunları birbirine nasıl bağlayabileceğiz, ya da zaten ilintili mi bütün bunlar?

        

Bahadır Aksan
1963 Ankara doğumlu, hala aynı kentte yaşıyor. İnşaat mühendisi. Fotoğraf macerası, 2003 yılında AFSAD’daki (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) fotoğraf kurslarıyla başlıyor. Üç kişisel sergisi var; “Polonya”, “Tersane” ve “Berlin im Detail”. “Polonya” Ankara’da Polonya Büyükelçiliği ve AFSAD’da, İzmir, Konya ve Manisa’da, “Tersane” ise Bodrum’da sergilendi. Üçüncü sergisi “Berlin im Detail” ise 10 Mart 2014’te Ankara’daki Almanya Büyükelçiliği içerisinde bulunan Bistro Berlin’de açıldı. Ayrıca, Ankara, İstanbul, Salzburg (Avusturya), Sopron (Macaristan) ve İskeçe’de (Yunanistan) de çeşitli karma sergilerde yer aldı.

 

Serbest Cuma #8 | Ege Berensel
17 Nisan 2015 Cuma 19.30

"Fotoğraf gündelik hayatımıza öylesine zuhur etmiştir ve pek çok insan tarafından o kadar çok deneyimlenmiştir ki, anonimlik günümüzde bir istisna olmaktan çok bir kuraldır. Ancak bir makineden çıkmış da olsa her fotoğrafın biri tarafindan çekilmesi gerekir. Ve sahiplik iddia etmek yerine bazı fotoğrafçılar, bu isimsiz imaj-üreticileri kalabalığında, temelde yalnızca bir hobinin mekanik, kişisel olmayan sonuçları yüzünden toplumun dikkatini celbetmeden isimlerini kaybolmaya bırakırlar. Buluntu fotoğraf, bu imajlar kalabalığın kaybolmasına rağmen yeniden keşfedilmeyi bekleyen bazı büyüleyici parçaları, anları, hatta belki başyapıtları ve sonsuz sayıda imaji kapsar.

Bu fotoğraf yığını bizimle nasıl konuşur; belki bir sanat nesnesi olarak, etnografik, antropolojik bir cüz olarak… Yanyana gelmeler, birikmeler, yeğinlikler nasıl çalışır. Eline fotoğraf makinası almadan nasıl fotoğraf yapılır. Fotoğraf nasıl buluntulanır, nasıl tasnif edilir, nasıl yanyana getirilir, nasıl manipüle edilir. Buluntu fotoğraf sanatlarla nasıl çalışır; Buluntu nesne, objet trouve, ready-made, buluntu film, buluntu şiir, remix, geridönüşüm sineması, durumcu sinema, “imajsız”, yok-imaj, bir nesneyi, filmi, fotoğrafı, metni bağlamından çıkarıp estetik bir bağlama yerleştirme, manipüle etme, devşirme, dönüştürme, yapıbozuma uğratma yöntemleri nelerdir?

Deleuze’ün sorduğu gibi “Şeyler ve düşünceler, ortadan başlayarak ilerler ya da gelişirler ve bu orta yer işe başlaman gereken yerdir, herşeyin açıldığı yer. Sanatın sorusu artık nasıl yeni olan bir şey ortaya çıkarabiliriz değil, elimizdekilerle nasıl bir şey yapabilirizdir. Gündelik yaşamımızı oluşturan bu kaotik nesneler, isimler, referanslardan nasıl tekillik ve anlam üretiriz?”

        

Ege Berensel

Çalışmalarını Ankara’da sürdüren medya sanatçısı Ege Berensel 1968’de Muğla’da doğdu. ODTÜ Elektrik Elektronik, Endüstriyel Tasarım bölümlerinde okudu. Ulus Baker ile birlikte Öteki Yayınları için “Sinema” “Anarşizm” ve “Deleuze Dersleri” dizilerinin editörlüğünü yaptı. Sinema dergisi 25. Kare’nin kurucularındandır. Şiirleri, yazıları ve çevirileri Edebiyat ve EleştiriZinhar, Siyahi ; sinema yazıları 25 Kare, Sinemasal, Kısa Devre, gibi dergilerde yayınlandı. Yaptığı deneysel videolar ve belgeseller, çeşitli ulusal ve uluslar arası yarışmalarda ödüller aldı. Angela Melitopoulos ve Maurizio Lazzarato’yla birlikte bir film yapma kolektifi olan “Timescapes” projesinde yer aldı. Bu gurubun ürettiği B-ZONE: Becoming Europe and Beyond (B-BÖLGESİ: Avrupa Oluş ve Ötesi) adlı kitabın yazarlarındandır. Hüseyin Cöntürk'ün YKY tarafından basılan Çağının Eleştirisi'ni, Ulus Baker'in Birikim Yayınlarıdan çıkan Yüzeybilim-Fragmanlar ve Beyin Ekran kitaplarını derlemiştir.

Berensel’in ‘Mü/hür’ (1992) ve ‘Panoptikon’ (1994) videoları, ulusal ve uluslararası festivallerde ödüllendirildi. ‘Orasıburası’ (2004) adlı üç ekranlı video enstalasyonu (VideA’yla) 2005-2006’da Kunst-Werke Institute for Contemporary Art’ta (Berlin), 2007’de Fundació Antoni Tàpies’te (Barselona) sergilendi. Bir diğer üç ekranlı video enstalasyonu ‘Türkü Söylemeyen Tepe’ (2007) ise 10. İstanbul Bienali’nde gösterildi. Berensel, Strazburg’ta (Çelenk Bafra’yla) Meeting Europe: Turkey: 35 Years of Video Art (2009) sergisinin; Ankara’da Videfesta’10 Uluslararası Medya Sanatları Festivali (2010) ile ‘Bellekmekan’ (2010), ‘Bizim Gibi Hırsızlar’ (2011) ve ‘Komşuluk X.0’ (2012) sergilerinin küratörlüğünü yaptı.

Serbest Cuma #9 | Nilüfer Gökeşmeoğlu-Zwart
12 Haziran 2015 Cuma 19.30

“Ahh Jake… o sabah kahvaltıda paylaştığın son çalışman nasıl da etkileyiciydi. Kafamda uçuşan düşünceler yetmezmiş gibi nasıl da ağır geldi üstüne, hem de çok hafif…Taşınırken karşıma çıkan bir poşet dolusu yıkanmayı bekleyen filmlerime ben şimdi ne diyeceğim? Unuttuğumu nasıl söylerim? Ya nasıl çöpe atarım onları? Öyle zor durumda bıraktın ki beni Jake…“

Unutulmuş, 23 yıl sonra yıkanan siyah/beyaz bir filmin yaşattığı duygular… Zaman, bellek, varoluş sorgulamasının ardından filmin “dummy book”a nasıl dönüştüğünün hikayesiyle geliyorum.

Tabii bir de Jake …

     

Nilüfer Gökeşmeoğlu-Zwart

Ankara doğumlu. 18 yıldır İstanbul’da yaşıyor.
Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden yüksek lisans, Gazi Üniversitesi'nden doktorasını aldı. Aile danışmanlığı, bireysel danışmanlık, şirket ve kurumlar için eğitimler hazırlayıp sundu. Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. UNICEF’in eğitim projelerinde yer aldı. Türk Hava Yolları (THY) Pilot grubuna 2 yıl “CRM ve Stres Yönetimi” eğitimleri verdi. Fotoğrafla 1986 yılında AFSAD'da tanıştı ve dernek yaşantısını yakından deneyimledi. AFSAD’ın GAP projelerinde fotoğrafçı olarak görev aldı. Çeşitli karma sergilere katılıp, bireysel slayt gösterileri yaptı. “Didaktik masal” işiyle Tünel Festivali'ne davet edildi. "Çocuk fotoğraf atölyesi"nde eğitimci olarak yer aldı. Bir süre İstanbul’da Fotoğraf Vakfı ile çalıştı.Halen İstanbul’da Galatafotoğrafhanesi, Fotoğraf Akademisi'nde Basın Fotoğrafçığı ve Belgesel Fotoğraf gruplarına "Fotoğraf ve Psikoloji” derslerini vermekte ve workshoplar düzenlemekte.

Serbest Cuma #10 | Kolektif Mutfak
13 Kasım 2015 Cuma 19.30

Bizim apartmandan çıkın, sola dönün. Tatbikat'ı geçip yürümeye devam edin.
Birkaç apartman sonra genellikle yukarı bakan kedileri göreceksiniz. Onlara her zaman selam verin, yemekleri ikinci kattan geliyor zaten. Biraz sonra sokağın sonuna varınca tekrar sağa dönün. Dönünce sağda ilk apartmanın altında yan yana dükkanlar var. Dükkanlardan birinin kapı kolu sanki üşümesin diye örülmüş. Hem de renk renk. Günlerden çarşamba ya da cumartesi ise içerden dışarıya taşan bir ruh sokağı sarmıştır zaten. 

Serbest Cuma'nın yeni sezondaki ilk konuğu mahalledeki yakın komşumuz çiçeği burnunda Kolektif Mutfak ekibi. Komşuda pişer bize düşer deyip girdik mutfağa. Kolektif Mutfak nasıl işler, yemekleri kim pişirir kim yer?
Cuma akşamı 19:30'da Ka'da görüşmek üzere!

Serbest Cuma #11 |  Log to Nature
Sinem Akat & Ateş Bağdaş

29 Ocak 2016 Cuma 19.30

Doğadan el etek çekmiş şehir insanını yeniden toprağa bağlamaya çalışan 'şehirdeki doğa' projesinin dağlardaki, ormandaki ayağı olan 'log', belirlediği rotalara belli aralıklarla eko trip düzenler. Hiking, yoga, dans, temel ekolojik uygulamalar, farklı doğa ve fotoğraf atolyelerinden oluşan programı ile şehir insanını içindeki ve dışındaki doğaya bağlamak ister.

log / live at ankara ise projenin ürün ayağıdır. Eko triplerden toplanan doğal malzemelerle yapılmış teraryumlar ile şehirden uzaklaşmanın mümkün olmadığı durumlarda da bizi doğaya bağlar.

*** log; bağlanmanın log'u, doğa’ya bağlanmanın log’u

İşte bu güzel projenin kurucusu iki güzel insan, Sinem ve Ateş doğaya bağlanma hikayeleriyle bize ilhamların en güelini vermek üzere Ka Atölye'ye geliyor. Gelin bize katılın, bu hüzünlü şehir günlerinde bir parça güzel hayaller kuralım, kaçış yolları yaratalım.

Etkinlik 29 Ocak Cuma akşamı 19:30'da.

>> www.facebook.com/logtonature/

Serbest Cuma #12 |  HOME Projesi Sanatçılarıyla Buluşma
22 Nisan 2016 Cuma 19.30

TANDEM Türkiye kapsamında Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi ve Entefxis (Yunanistan) işbirliğinde gerçekleşen HOME, Türkiye ve Yunanistan arasında gerçekleşen mübadele ve zorunlu göçü odağına alan bir sanat projesi. Proje, mübadele sonucu yaşananların hafızasını sanatsal ifade, arşiv çalışması, araştırma ve hikayeler üzerinden ele almayı amaçlıyor.

Proje kapsamında Ankara'da bir araya gelecek olan HOME katılımcısı sanatçıları Korhan Karaoysal, Neslihan Koyuncu, Selen Tuğrul, Lila Zotou, Eva Voutsaki ve Dimitris Rapakousis ile proje danışmanı Jan Rosseel, proje yürütücüleri Photini Papahatzi ve Nazlı Deniz Oğuz Cuma akşamı Ka Atölye'de hem projeden bahsedecekler, hem de projedeki işleri ve kendi hikayelerini paylaşacaklar. 

TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye – Avrupa Birliği programı, Stiftung Mercator ve ECF (Avrupa Kültür Vakfı) tarafından destekleniyor, MitOst ve Anadolu Kültür ortaklığında uygulanıyor.

Tandem Türkiye 2016-17 dönemi için son başvuru Tarihi: 4 Nisan 2016 (23:59 GMT), Pazartesi / Ayrıntılar için buraya tıklayın.

 

Serbest Cuma #13 |  Enver Özüstün & Derviş Özer
7 Ekim 2016 Cuma 19.30

Senarist, bir öyküyü görsel olarak tasarlayarak bunu senaryo tekniği içinde yazarken, arka arkaya dizilecek sekansları, sahneleri ve hatta c-planları da anlatı tekniğine güzelce yedirir. Tıpkı bir yönetmen gibi. Yönetmense görsel bir tasarım olan bu senaryoyu hayata geçirir.

Bir filmin oluşum sürecinde, biri yazan biri de filmi alan konumundaki bu iki farklı kişi, görsel düşünmenin bedelini yazılan & çekilen arasındaki bazen küçük bazen büyük farklılıklar nedeniyle, genellikle “İstediğim olmamış!” şeklindeki karşılıklı suçlamalarla öderler.

Senarist ile yönetmen arasındaki ilişki mayınlı bir tarla gibidir; o mayınlar hep vardır, önemli olan nerede olduklarını bilmektir.

"Misket" isimli kısa film üzerinden yapacağımız söyleşi, bir senarist ile bir yönetmenin senaryoyu film haline getirirken neleri gerçekleştirip gerçekleştiremediğini neden-sonuç ilişkileri ile ele almayı amaçlıyor. 

     

DERVİŞ ÖZER

Yönetmen Derviş Özer 1964 Kıbrıs Lefkoşe doğumlu. 1974'te, 10 yaşındayken, Kıbrıs Savaşı'nı yaşadı, birçok olaya tanıklık etti ve bu yaşadıklarını öykü ve senaryo haline getirdiği çalışmalar yaptı.

Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu olup kadın doğum uzmanıdır, savaşta gördüğü ve yaşadığı acı olayları senaryolaştırmak ve çekmek için 2011 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesine girmiş ve buradan mezun olmuştur.

     
ENVER ÖZÜSTÜN

1968 Manisa doğumlu. 1994 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldu. Mezuniyetten sonra çeşitli yapım firmaları ve televizyon kanallarında çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Ankara Üniversitesi TÖMER Görsel-İşitsel Eğitim Birimi'nin sorumluluğu yürüttü. Halen Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim görevlisidir.

Serbest Cuma #14 | Bitti Gitti
Erbil Sivaslıoğlu & Kerem Güneş
11 Kasım 2016 Cuma 19:30

Bu ay Ka Atölye’deki Serbest Cuma konuğu İstanbul’dan Bitti Gitti ekibi Erbil Sivaslıoğlu ve Kerem Güneş. İstanbul’da Keyifler Atölyesi Bitti Gitti, eller kirlenirken zihnin temizlendiği şahane enerjili ve kendi bünyesinde birden fazla alt projeyi de hayata geçiren bir mekan. Serigrafi, iğne deliği kameralar, ahşaptan objeler, kitaplar, sokak sanatı ve birçok başka meselenin bir araya geldiği atölye 2013 yılında Erbil Sivaslıoğlu tarafından kuruldu.

Mühendislik okuduktan sonra İngiltere’de tasarım okuyan Erbil, yüzlerce yıllık elle üretim metodlarını geliştirip ulaşılır kılarak evinde başladığı üretim macerasını Bitti Gitti’yle her türlü insana öğretmeye başladı. Tutkulu muzurların eklenmesiyle yüzlerce atölye verildi, bir yandan Google, Unilever, Air Bnb gibi kurumsal şirketlere eğitimler başladı.

Atölyelerde öğretilenlerin geri bildirimleriyle insanların kendi evinde bu keyifli teknikleri uygulaması için ürünler tasarlandı, Türkiye’nin birçok ilinde hevesli insanlar evlerinde Bitti Gitti teknikleriyle yaratmaya devam ediyor.

Serbest Cuma’da Bitti Gitti’nin maceralarına ek olarak BookSerf, Paper Project ve İstanbul Sokaka Sanatı turları gibi geliştirdikleri diğer bağımsız projeleri de konuşacağız.

Erbil ve Kerem ayrıca Cumartesi günü bu kez uygulamalı bir atölyede katılımcılarla çalışmak üzere Ka’da olacak. İğne Deliği Kamera Atölyesi’nde yeniden bir araya gelmek için ayrıntılar burada.

     
Erbil Sivaslıoğlu

  
2011'de Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği, "En iyi mühendislik projesi" ödülü ile mezun oldu. 1 yıl Turkcell Mobil Pazarlama departmanında çalıştıktan sonra hayallerini görselleştirebilmek için Shillington College Londra'da tasarım eğitimi aldı. Bahçeşehir Üniversitesi’nde Karanlık Oda Teknikleri dersi verdi, dört yıl mobil uygulama tasarımı ve pek çok sektöründe lider marka ile bağımsız tasarımcı olarak çalıştıktan sonra el yapımı tasarım objeleri ürettiği ve keyifli atölye çalışmaları düzenlediği Bitti Gitti'yi kurdu. Her gün keyifle üretim yapıyor, deneyimlerinden ilham saçmak için çalışıyor.

Kerem Güneş
  
6 yaşında ilk kitabını okumasıyla edebiyata aşık oldu. Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde okurken Tempo, Size, Zero, XOXO gibi dergilere yazdı. Mezun olduktan sonra BookSerf’ün kurucu ortaklarından biri olarak kitapların özgür bırakılması için çalışırken bir yandan serbest çevirmenlik yaptı. Son 2 yıldır Bitti Gitti’nin ilk çalışanı olarak maceraya devam ediyor. Ankara’da uzun akraba ziyaretleri, sonra ilham verici insanlarla keyifli etkinlikler için çok heyecanlı.

 

Serbest Cuma #17 | Jerome Symons & Marco Cops
16 Aralık 2016 Cuma 19:30

Jerome Symons
Hollandalı heykeltıraş ve video sanatçısıdır. Büyük ölçekli anıt heykelleri Çin, Dubai, Güney Kore, Lübnan, Türkiye gibi ülkelerin yanında Hollanda’nın birçok şehrinde sergilenmektedir. 2010 yılında Jerome Symons Türkiye’de ilk Türk Euro’sunu İstanbul Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nde üretmiştir. Özlü video çalışmalarında genellikle sosyal eleştiri yapmanın yanı sıra, hemen her zaman kısa insan ömrünün şiirsel yanlarının keşfine çıkar. Jerome Symons, 2011 yılının Mayıs ve Nisan aylarında Ankara’da düzenlenen Çankaya Uluslararası Kamusal Alanda Sanat Gösterisi’ne önayak olan kişi ve etkinliğin küratörüdür. Türkiye’de Pg Art Gallery ile birlikte çalışmaktadır.

Marco Cops
1963 yılında Eindhoven’de doğmuştur. Royal Art School of Den Bosch’ta 1982-1986 yılları arasında eğitim görmüş ve Amsterdam Rijksacademie’de 1986-1989 yılları arasında sanat alanında yüksek lisans yapmıştır. Amsterdam’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Çalışmaları fotoğrafın üç boyutlulukla, mekanla birlikte düşünüldüğü, genellikle şehirle ilişkilendirilip gerçekleştirildiği bir mentalitenin ürünleri olan projelerden oluşur. Serbest çalışmaları ve sipariş çalışmaları her zaman insanlarla doğrudan bağlantılıdır. Katılım ve işbirliği işlerinin vazgeçilmez özelliğidir. Sanat üretiminin yanı sıra düzenli olarak Dordrecht, Delft, Breda, Amsterdam şehirleri ve Kuzey-Brabat Eyaleti için Kamusal Alanda Sanat ile ilgili konularda danışmanlık yapmıştır. Çalışmaları yurt içi ve yurt dışında sergilenmiştir. Örneğin; ulusal düzeyde sergi mekanları olarak Stedelijk Müzesi, Appel, Akıllı Proje Mekanları, de Watertoren ve de Achterstraat sayılabilir. Buralardaki işleri genellikle mekana özel yerleştirmelerdir. Ayrıca Almanya, Polonya, Belçika, İngiltere, Finlandiya ve Mali’de çalışmaları sergilenmiştir.