Ka Atölye

Sinemayı Okumak 4 haftalık yeni döneminde Rus yazar Mikhael Bulgakov’un ‘Usta ile Margarita’ adlı edebi eserinin yönetmen Vladimir Bortko tarafından ustaca filme aktarımının peşinden giderek başlayacak: Stalin döneminde şeytan ve yardımcıları Moskova’ya inerse ve insanlara gerçeği söylemeye çalışmalarına rağmen onlara kimse inanmak istemezse ne olur?

Devamında yine Rus sinemasından Aleksandr Sokurov’un ‘Anne ve Oğul’, ‘Baba ve Oğul’, ‘Moloch’, ‘Faust’ filmlerine odaklanılacak. Sokurov'un özellikle iki filmde kullandığı film ve kamera teknikleri bizi bilinçdışının evreniyle buluşturacak. 

         

Atölye Tarihleri
 
23 Mayıs 2017 Salı
30 Mayıs 2017 Salı
06 Haziran 2017 Salı
13 Haziran 2017 Salı

 

Katılımcı sayısının 22 kişinin altında kalması durumunda atölye açılmayacaktır. Son kayıt tarihi 10 Nisan 2017, Pazartesi.

Salı akşamları saat 19.00′da başlayan atölye (özel bir durum olmadığı sürece) en geç saat 22.00′da sona eriyor.

Atölye bedeli:: Tüm katılımcılar için 200 TL + KDV

Sinemayı Okumak atölyesinde bugüne kadar yer alan yönetmenler ve incelenen filmleri:

    
2016-2017

(14 Mart-9 Mayıs 2017)
Sinemayı Okumak bu dönem 8 haftalık bir programla pek çok filmi ve konuyu odağına alıyor.

Atölye Şili sinemasından Pablo Larrain’le Pinochet dönemi Şili’sine bakmak üzere 1973 yılını anlatan Post Mortem filmi ile başlayıp 18 yıl sonra referandumdan nasıl No çıktığına dair No filmiyle devam edecek. Daha sonra Fransız sinemasından Jacques Audiard’ın Yeraltı Peygamberi, Pas ve Kemik, Dheepan gibi filmlerine, Arjantin’li Fransız yönetmen Gaspar Noé’nin Herkese Karşı Tek Başına, Dönüş Yok ve Boşluk filmlerine, Yunanistan sinemasından Yorgos Lanthimos’un Köpek Dişi ve İstakoz filmlerine, Jim Jarmusch ve Wim Wenders’ın bazı filmlerinde asistanlık yapmış olan Fransız sinemasından Claire Denis’in İyi İş, Davetsiz, Beyaz İnsan, Pislikler filmlerine odaklanılacak. Ardından Pislikler filmi, Japon yönetmen Akira Kurosawa’nın Kötüler Rahat Uyur filmiyle karşılaştırmalı olarak okunacak. Bir oturum ise Yunanistan sinemasından Theo Angelopoulos’un anlatı kodlarına ayrılacak.


(3 Ocak-24 Ocak 2017)
YENİ TÜRK SİNEMASI

Sinemayı Okumak atölyesinde bu dönem Yeni Türk Sineması başlığı altında türk sineması filmleri üzerinden bir okuma gerçekleştireceğiz. Tolga Karaçelik’in Gişe Memuru ve Sarmaşık, Pelin Esmer’in Gözetleme Kulesi, Emin Alper’in Tepenin Ardı ve Abluka, Ali Aydın’ın Küf, Emine Emel Balcı’nın Nefesim Kesilene Kadar filmlerine bakarken, Almanların Zeitgeist dedikleri "Zamanın Ruhu"nun, yönetmenleri nasıl etkiledikleri ve bunun sanatsal yansımalarının ne olduğu odaklanacağımız önemli noktalar olacak.


(29 Kasım-20 Aralık 2016)
SAVAŞI ANLATAN FİLMLER   

Bu dönem işleyeceğimiz filmlerle farklı ülkelerden farklı yönetmenlerle savaş ve sonrası travmalara bakarken, anlatım dillerindeki farklılıklara odaklanacağız. Kimi zaman gerçekçi, kimi zaman simgesel dilin sinematografik yansımalarını konuşacağız.

Bosna Hersek’li kadın yönetmen Jasmila Žbanić’in Esma’nın Sırrı, Yolda, Sesini Duyuramayanlar İçin filmleriyle, savaş sonrası toplumsal travmanın izlerinden hareketle insan ilişkilerine odaklanacağız.

Gürcü yönetmen Zaza Urushadze’nin Mandalinalar filmiyle savaşın anlamsızlığı ve küçük şeylerin yaşantımızdaki anlamı üzerine konuşacağız.

İspanyol yönetmen Víctor Erice henüz Franco yaşarken Arı Kovanının Ruhu filminde iç savaş sonrası ve ikinci savaş öncesine ait zamanın ruhuna inerken, onun dünyasından simgelerle anlatımının diline ulaşmaya çalışacağız.

Alman sinemasından Philipp Kadelbach Bütün Anneler ve Babalar filminde 1941 Berlin’inde beş arkadaşı bir araya getirir ve kahramanlığın anlamını sorgular, kahraman kimdir, ne demektir, nasıl ve neden kahraman olmak istenir? Yine Alman sinemasından Oliver Hirschbiegel’in Çöküş filminde Hitler’e olan sorgusuz itaatin toplumdaki yansımalarını inceleyeceğiz.


(25 Ekim-15 Kasım 2016)
JIM JARMUSCH & YILMAZ GÜNEY

Amerikan sinemasının bağımsız yönetmeni Jim Jarmusch’un dünyasındaki karakterler, kahve ve sigara içimi zamanının dışındaki uzamda amaçsızca gezinirlerken kaybolurlar. İroni tüm atmosferi sarar. İki hafta boyunca bu karakterlerle gezintiye çıkacağız.

Son iki hafta Yılmaz Güney’e ve sinemasına bakacağız. Yılmaz Güney’in gelişim çizgisinde, oynadıkları, senaryosunu yazdıkları, çektikleri, çekemedikleri konumuz olacak.

    
(20 Eylül-11 Ekim 2016)
HITCHCOCK’U OKUMAYA ÇALIŞMAK

Yeni sezonun ilk Sinemayı Okumak Atölyesi'nde dört hafta boyunca Hitchcock ve sinemasına odaklanacağız.  İlk hafta hem İngiliz sinemasının, hem de Hitchcock’un ilk sesli filmi Blackmail’i (Şantaj) birlikte izleyeceğiz ve çözümleyeceğiz. Sonraki üç hafta boyunca “bakış ve suç” arasındaki ilişkiye, Hitchcockçu “suspence” ve “leke”ye, “eşcinsellik ve suç” arasındaki yaklaşıma odaklanırken, MacGuffin’in anlamının Hitchcock sinemasındaki karşılığına örneklerle bakacağız. Hitchcock sinemasında aşk mümkün mü? Şayet mümkünse bu ancak hangi şartlarda gerçekleşiyor? gibi sorular etrafında dolaşacağız. Hitchcock labirentindeki Minotauros’u ziyarete var mısınız? 



2015-2016

(14 Haziran-28 Haziran 2016)
Bu ayki programda 80’lik yönetmen Ken Loach’un izleklerine bakarken “Kes” filmi ile filmin kahramanı Billy’nin yaşamına odaklanacağız. Yabani bir kuş ile bir çocuk arasındaki ilişki: dış dünyanın acımasızlığı ile başa çıkmanın, kanatlarda taşınan rüzgarla hafiflemenin özgürleştirici yanı arasındaki ilişki, çelişki konumuz olacak. “Benim Adım Joe” filmiyle sosyal problemlerin ışığında,  işsizlik, sağlık, uyuşturucu, ebeveyn olma, sorumluluk, arkadaşlık, aşk gibi konulara değinirken Ken Loach’un filmlerinin toplumsal değişime, kişisel değişime yol açıp açamayacağını tartışacağız. “Ülke ve Özgürlük” filminde İspanya İç Savaşı esnasında savaşa katılan gönüllü bir koministin bakışından özellikle anarşizmi inceleyeceğiz. Bugünün dünyasında ‘başka bir dünya mümkün’ sloganıyla dünyaya kafa tutan,  Endülüs’ün Marinelade köyü ve yaşananlar konumuz olacak.

Andrey Zvyagintsev’in son iki filmi olan Elana ve Leviathan ile insan ruhunun kırılganlığı, anne kavramı, iktidar-birey ilişkisi, toplumsal açmazlar, sistemin getirdikleri konularımız olacak.

Stephen Hopkins’in filmi olan Peter Sellers’ın Yaşamı ve Ölümü filmini hep birlikte izleyip Sellers’ın yaşamındaki trajik ve dramatik yönlere bakacağız ve birlikte tartışacağız.

(17 Mayıs-7 Haziran 2016)

Sinemayı Okumak atölyesinin 17 Mayıs 2016 Salı akşamı başlayacak olan yeni döneminde ilk 3 haftamızı sinema ve psikanalitik eleştiri üzerinden değerlendireceğiz. Michael Haneke’nin "Piyano Öğretmeni" ve Darren Aronofsky’nın "Siyah Kuğu" filminde anne-kız ilişkisinin komplekslerine, Reha Erdem’in "Hayat Var" filminde Hayat’ın iç sesiyle dış sesin bastırılma çabasına odaklanacağız.
Oscar Wilde’ın romanından uyarlanan "Dorian Gray’ın Portresi"nde, "Dorian haz ve ölümsüz güzellik için ruhunu şeytana satarsa ne olur?" sorusunun peşinden gideceğiz.
Dördüncü haftamızı Çin sinemasının önemli bir yönetmeni Wong Kar-wai sinemasına ayırdık.
Kar-wai sinemasını Kawaii kültürü üzerinden değerlendirirken, bu estetik yaklaşımın ruhsal karşılığı ne? gibi sorular ilgi alanımızda olacak.

(12 Nisan-3 Mayıs 2016)
  

Sinemayı Okumak atölyesinin Nisan dönemi ilk iki haftasında, sinemadan farklı örneklerle Kent teması üzerine odaklanıyor; şehir ve kadın ilişkisinin işlenişi, şehrin içinde ve şehrin eşiğinde yaşayanlar arasındaki şehre dair algı farkından hareketle derin tartışmalar yürütüyor. Sonraki iki hafta Tengiz Abuladze ve Nacer Khemir'in filmleri üzerinden iyilik ve kötülük, geleneğin çelmesi, yol, yolcu, eşik bekleyiş gibi kelimelerin metaforik anlamları iredeleniyor. İlk hafta Fritz Lang’ın ‘Metropolis’, Alex Proyas’ın ‘Karanlık Şehir’, Robert Rodriguez’in ‘Günah Şehri’, Murnau’nun ‘Şehirli Kız’, ‘Gündoğumu’ filmlerindeki Kent ve Kadın ilişkisinin işlenişine bakacağız. Fahişe ve bakirenin kentle olan ilişkisi sinemasal yönlendirmede izleyiciye ne aktarmakta, neyi imlemekte, neyi yüceltip, neyi aşağılamakta gibi... 2. hafta Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları ve Atıf Yılmaz’ın Ah Güzel İstanbul filmlerine odaklanacağız. Şehrin eşiğinden içeri girenlerle, şehrin eşiğinde yaşayanlar arasındaki şehre dair algı farkı ne, bunun belirliyicisi kim, dile hakim olanla, dili kullanan ve dili dinleyen arasındaki farklar neler gibi konular bize eşlik edecek. 3. hafta Gürcistan sinemasından Tengiz Abuladze’nin üçlemesi olan Yakarış, Dilek Ağacı ve Nedamet filmlerine odaklanacağız. İyilik ve kötülük, geleneğin çelmesi, ahlak, adalet ve gelenek arasındaki yarılma, faşizmin toplumsal yansımaları filmlerin temel sorunları. 4. hafta Tunuslu yönetmen Nacer Khemir’in ‘Bab Aziz’, ‘Güvercinin Kayıp Gerdanlığı’, ‘Çöl İşaretçileri’ gibi filmlerindeki arayışa odaklanırken, yol, yolcu, çöl, labirent, körlük, kapı, eşik, kayıp olan, bekleyiş gibi kelimelerin metaforik anlamları içeriği oluşturacak.
    

(1 Mart-22 Mart 2016)

İki hafta Görme Biçimleri, iki hafta yönetmen sineması. Mart ayında sinema üzerine gerçekleştireceğimiz dört haftalık birlikteliğimizde, ilk hafta Dostoyevski’nin Budala karakterlerine yönetmen Vladimir Bortko’nun 10 bölümlük dizisi üzerinden bakacağız. Mişkin, Rogojin, Nastasya gibi Dostoyevski tarafından yaratılmış karakterlerin sinemadaki yansısı ve izleyende yarattıkları ikircikli durumlar yine M. Bahtin okumalarıyla irdelenecek. İkinci hafta Susan Sontag’ın Başkalarının Acısına Bakmak kitabı baz alınarak 'savaş fotoğrafçılığı' üzerine Bing Bang Club, Harrison’un Çiçekleri, Binlerce Kez İyi Geceler, Savaş Fotoğrafçısı, Toprağın Tuzu filmlerine bakacak ve etik-estetik meseleyi konuşacağız. Üçüncü ve dördüncü haftalar İran sinemasından Abbas Kiyarüstemi ve Asghar Farhadi filmlerine bakarken, şiire, edebiyata, doğalcılığa, kültüre dair dokunuşlarla ilerleyeceğiz. Kiyarüstemi’nin Arkadaşımın Evi Nerede?, Ve Hayat Devam Ediyor, Zeytin Ağaçlarının Altında, Kirazın Tadı, Rüzgar Bizi Götürecek filmlerine, Farhadi’nin Çarşamba Ateşi, Elly Hakkında ve Bir Ayrılık filmlerine odaklanacağız.

SİNEMADA MELODRAM (19 Ocak-9 Şubat 2016)

Üç hafta görme biçimleri, bir hafta yönetmen sineması. Görme biçimlerinde sinemada melodrama yöneleceğiz. Melodram üzerinde dururken, melodramın farklı türler içine nasıl kolayca yerleşebildiğine odaklanacağız. İşleyeceğimiz filmler arasında Bir Demet Menekşe (Zeki Ökten), Askerin Dönüşü (Zeki Ökten), Selvi Boylum Al Yazmalım (Atıf Yılmaz), Gönderilmemiş Mektuplar (Yusuf Kurçenli) gibi yerli filmlerin yanı sıra,  Korku Ruhu Kemirir (Rainer Werner Fassbinder), Her Şey Senin İçin (Douglas Sirk), Cennetten Çok Uzakta (Todd Haynes) gibi yabancı sinemanın örneklerine de odaklanacağız. Melodramın kipleri nelerdir, melodramatik imge ne demektir, melodram nasıl işlenirse melodram olur, melodrama olan ihtiyaç nedir, melodram kimin dilini konuşur? sorularına cevaplar arayacağız.

Son hafta yönetmen sinemasında Finli yönetmen Aki Kaurismaki sinemasına yöneleceğiz. Kaurismaki sinemasının minimalist yapısı, melodramatik unsurları, sınıfsal alt yapısı, renk ve müzik  kullanımı gibi unsurları inceleyeceğiz.


GÖRME BİÇİMLERİ : DOSTOYEVSKİ'NİN SİNEMADAKİ YANSIMALARI
ÖMER LÜTFİ AKAD & SERGEY PARACANOV SİNEMASI (15 Aralık 2015 - 5 Ocak 2016)

Bu dönem 2 hafta Görme Biçimleri, 2 hafta ise yönetmen okumaları şeklinde gerçekleşecek olan Sinemayı Okumak atölyesinde, ilk iki hafta özellikle Dostoyevski'nin sinemadaki yansımalarına bakacağız. İzlencemiz ilk hafta özellikle Karamazov Kardeşler üzerine olurken, ikinci hafta Suç ve Ceza ile Ecinniler'den bir karakter üzerinde duracağız. Üçüncü hafta Ömer Lütfi Akad, dördüncü hafta ise Gürcistan sinemasından Sergey Paracanov okumaları gerçekleştirilecek.

ZEKİ DEMİRKUBUZ & MICHAEL MOORE (3 Kasım-24 Kasım 2015)

Yalçın Savuran ile Sinemayı Okumak bu döneminde iki farklı yönetmenin sinemasına odaklanıyor: Michael Moore ve Zeki Demirkubuz. Önceden belirlenen filmlerin izlenmesi ve sonrasında atölyede fragmanlar eşliğinde filmlerin ve yönetmenlerin çözümlemesinin yapılması şeklinde gerçekleşen atölye 4 hafta sürecek. 

SİNEMADA GÖRME BİÇİMLERİ #3 (15 Eylül-6 Ekim 2015) 

2014-2015

SİNEMADA GÖRME BİÇİMLERİ #2 (30 Haziran-21 Temmuz 2015),
SİNEMADA GÖRME BİÇİMLERİ #1 (26 Mayıs-16 Haziran 2015), 

Sinemada Görme Biçimleri başlığı ile devam edecek olan bu dönemde farklı yönetmenlerin farklı zaman dilimlerinde ürettikleri filmlerden alınmış fragmanlar eşliğinde bir yolculuk gerçekleşecek; görüntü okumaları yapılacak, görüntüye dair izdüşümlere bakılacak. Edilgin izleyici konumundan etkin izleyici konumuna geçişin aşamaları kat edilecek. 

GEÇMİŞTEN ÇIKIP GELEN #2 || 14 Nisan-5 Mayıs 2015
4 hafta süresince Michael Haneke ve Jim Jarmusch sineması ele alınacak.

GEÇMİŞTEN ÇIKIP GELEN #1 || 10 Mart - 31 Mart 2015
Akira Kurosava, Rosselini-Szabo-Riefenstahl, Fernando Solanas filmlerine odaklanacak.

TÜRK SİNEMASI, ÜÇ YÖNETMEN || 3 Şubat - 24 Şubat 2015
Bu dönemde 4 hafta boyunca Türk Sinemasından Nuri Bilge Ceylan, Özcan Alper ve Tayfun Pirselimoğlu'nun filmlerine odaklanacak.

PSİKOLOJİK SİNEMA || 23 Aralık 2014 - 20 Ocak 2015
Ingmar Bergman üzerine olacak ve Bergman sinemasının dönemleri ve onun senaryoları üzerinden film çeken yönetmenlere kısa bir bakış şeklinde gerçekleşecek.

POLİTİK SİNEMA || 2014 EYLÜL-EKİM-KASIM
60’lı yıllar boyunca dünyada yaşanan toplumsal sarsıntı ve değişim arzusu film sektöründe de karşılığını bulmuştur. Haftalar boyunca ele alacağımız Amerika, İtalya ve Fransa sinemasından örneklerde siyasal konulara yaklaşımlardaki farklar, yakınlaşmalar, gündelik yaşamdaki yansımalar, bakışın ideolojisi üzerinde duracağız. Politika üzerine film yapmakla, politik film yapma yöntemleri arasındaki farklar üzerinde konuşacağız. Ülkelerdeki gelişmelerin aynı dönemde nasıl farklı etki ve algılar üzerinden radikalleşmeye ya da uzlaşmaya kaydığını, sinemayı nasıl etkilediğini, ya da sinemanın mevcut durumu nasıl etkilediğini görüntüler üzerinden dillendirmeye çalışacağız. 

  • Politik Sinema #1 (9 Eylül-30 Eylül) Amerikan Sineması’ndan örnekler üzerinden gerçekleşecek olan ve yönetmenler Arthur Penn, Dennis Hopper, Mike Nichols, Stuart Rosenberg, Robert Altman, Sydney Pollack, Don Siegel, George Roy Hill, John Schlesinger, Sam Peckinpah, Alan J. Pakula, Costa-Gavras, Hal Ashby'nin filmlerine odaklanılacak olan bu dönemde, Bonnie and Clyde, Easy Rider, The Graduate, Cool Hand Luke, Little Big Man, Mash, They Shoot Horses Don't They?, Dirty Harry, Butch Cassidy And The Sundance Kid, Midnight Cowboy, Straw Dogs, The Parallax View, All the President's Men, Missing, Coming Home, Three Days of the Condor filmleri bize eşlik edecek.
  • Politik Sinema #2 (4 Ekim-4 Kasım 2015)  Sinemayı Okumak ikinci döneminde Ermanno Olmi, Elio Petri, Pietro Germi, Lina Wertermüller, Gillo Pontecorvo, Costa-Gavras, Jean-Luc Godard'ın filmleriyle İtalyan ve Fransız Sineması’ndan örneklerle ilerleyecek. Signore & Signori, The Battle of Algiers, İşçi Sınıfı Cennete Gider (La classe operaia va in paradiso), Love and Anarchy, L'albero Degli Zoccoli, Z, The Confession, État de Siège, Breathless, Le Petit Soldat, Les Carabiniers, Le Mépris, Alphaville, Chinoise, Vladimir et Rosa, Tout va bien, Allemagne année 90 neuf zéro, Film socialisme izleyecek olduğumuz filmler.
  • Politik Sinema #3 (18 Kasım - 9 Aralık) 4 hafta boyunca İngiltere Sineması’ndan Ken Loach ve Amerikan Bağımsızlardan Gus Van Sant filmlerine odaklanacak. Bu 4 hafta kendi ülkelerinde değerleri pek bilinmemiş olsa da sistemi eleştiren, sisteme karşı duran iki yönetmenle birlikte olacağız. Ken Loach’ın çalışmalarının içinde gerçek mekana dayalı, belgeselvari film çekme tarzı;  zaman zaman oyunculara hissettirmeden acımasızca kendi doğaçlamasını dayattığı görüntüler bize eşlik edecek. Gus van Sant ile gençliğe ve gençlerin sorunlarına yönelirken psikolojik dramanın sınırlarında dolaşacağız. 
           

2013-2014

1 Ekim-10 Aralık 2013 – Luchino Visconti // Federico Fellini // Michelangelo Antonioni // François Truffaut // Alain Resnais-Marguerite Duras // Andrzej Wajda // Erden Kıral // Ömer Kavur
     
24 Aralık 2013-25 Şubat 2014 – Yasujiro Ozu // Andrey Tarkovski (2 hafta) // Bela Tarr (2 hafta) // Majid Majidi // Robert Bresson // Stanley Kubrick

     
2011-2013

24 Aralık 2011 – Fernando Solanas (Arjantin)
3 Mart 2012 – Tony Gatlif (Fransa)
21 Nisan 2012 – Ingmar Bergman (İsveç)
2 Haziran 2012 – Theo Angelopoulos (Yunanistan)
21 Temmuz 2012 – Aki Kaurismäki (Finlandiya)
22 Eylül 2012 – Metin Erksan (Türkiye)
13 Ekim 2012 – Riefenstahl (Almanya), Rossellini (İtalya), Szabó (Macaristan) 
10 Kasım 2012 – Michael Haneke (Almanya-Avusturya)
1 Aralık 2012 – Akira Kurosawa (Japonya)
19 Ocak 2013 – Jim Jarmusch (Amerika)
16 Şubat 2013 – Andrey Zvyagintsev (Rusya)
10 Mart 2013 – Kim Ki-duk (Kore)
20 Nisan 2013 – Abbas Kiarostami (İran)
11 Mayıs 2013 – Rainer Werner Fassbinder (Almanya)
15 Haziran 2013 – Reha Erdem (Türkiye)

25 Mart – 13 Mayıs 2014 – David Lynch // Lars Von Trier // Wim Wenders // Yeşim Ustaoğlu // Luis Bunuel // Kieslowski // Agnes Warda // Ali Özgentürk

3 Haziran -24 Haziran 2014 - Andrey Zvyagintsev // Theo Angelopoulos (2 hafta) // Tony Gatlif

Yalçın Savuran ile Sinemayı Okumak

Faust, Aleksandr Sokurov

Faust, Aleksandr Sokurov

Aleksandr Sokurov, Faust


Christian Metz “Bir filmi açıklamak zordur, çünkü onu anlamak kolaydır,” der. Sinemanın bir dil olduğunu düşünür ve kabul ederiz. Ama bu dilin bir sistemi olduğunu kabul edemeyiz. Şayet bir sistemi ve bu sistemi çözecek bir kodu olsaydı, tüm filmleri açıklamak son derece basitleşecek ve nasıl yönlendirildiğimizi anlamak çok daha kolay olacaktı; ama bir o kadar da sıkıcı ve yavan!

YALÇIN SAVURAN
1961 İstanbul doğumlu. M.Ü. İdari Bilimler Fakültesi mezunu. 1975 yılından bu yana fotoğrafla ilgileniyor. İFSAK’la tanışması 1995. 2000 yılından itibaren temel ve ileri düzey fotoğraf eğitiminin yanı sıra çeşitli eğitim kurumları ve üniversitelerde Fotoğraf Tarihi ve Kültürü, Kent Kültürü, Sinema ve Renk üzerine dersler verdi. Şu ana kadar gerçekleşen 5 kişisel sergisiyle beraber fotoğrafa eğitmenlik, danışmanlık ve profesyonel reklam çekimleriyle devam etmektedir. Çeşitli dergilerde fotoğraf kuramları üzerine halen makaleleri yayınlanmaktadır.